Tüm gelgitlere, arada kalmışlığa, vatan hasretine meydan okuyan bir yeteneği var 10 yaşındaki Afgan Fahrad Nouri’nin…

Belgrad’ın kenar mahallelerinden birinde bir mülteci kampında, çevresindeki umutsuzluğun derinleşmesine artık bağışıklık kazanmış bir çocuk yaşıyor.  Tüm gelgitlere, arada kalmışlığa, vatan hasretine meydan okuyan bir yeteneği var bu çocuğun. 10 yaşındaki Afgan mülteci Farhad Nouri, kampta küçük Picasso olarak anılıyor. Karakalem resimler çiziyor. Öyle sıradan resimler değil bunlar. Eleştirmenler ‘olağandışı sanat yeteneği’ diye tanımlıyor Fahrad’ın çizimlerini.  Öyle ki, Sırbistan Başbakanı Alesandar Vucic, Fahrad’a yeteneğinden dolayı Sırbistan pasaportu vermeyi öneriyor.

Fahrad, Mülteci Vakfı’nın (Refugee Foundation) desteği ile ilk sergisini de açmış. Çizimleriyle, kanserle mücadele eden bir derneğin para toplamasına da yardımcı oluyor. Fahrad’ın çizdiği resimlerin bir kısmı taranarak, satışa çıkarılıyor. Bu satıştan elde edilen para, tümörle mücadele eden Sırp bir çocuğun ameliyatı için kullanılıyor.

Fahrad’ın ailesi 2 yıl önce Afganistan’dan yola çıkmış ve Avrupa’ya ulaşmış. Annesi, babası, iki erkek kardeşi ile birlikte bu yolculuğa çıkıp Avrupa’ya ulaşabildiği için, diğer göçmenlere göre çok şanslı. Sırbistan’dan daha da öteye geçmek istiyorlar. Hayalleri binlerce mülteci gibi Batı Avrupa’ya, Almanya, İsveç ya da İsviçre’ye ulaşabilmek…

Ancak Sırbistan Başbakanı’ndan hem vatandaşlık, hem de babasına iş teklifi gelince, şimdilik Belgrad’dalar. Mülteci kampı, eski Yugoslavya döneminden kalma askeri barakalardan oluşuyor. 600 kişinin yaşadığı bu kampta, Fahrad ailesiyle birlikte kaldığı küçücük bir odada çiziyor resimlerini.

Uluslararası Kurtarma Komitesi (International Rescue Committee) Avrupa Bölgesel Direktörü Elinor Raikes, “Fahrad, çıkmaza düşmüş bu binlerce insan arasında boşa harcanan ve bekletilen tüm yetenek ve insan potansiyelinin çarpıcı bir örneğidir” diyor.

Kaynak: nytimes dw